BZMFRM,Oyun Arşivi,Program Arşivi,Online Oyunlar,Knight,Metin2,CS,Ödev Arşivi,Online,Slayt,İndir
Merhaba Ziyaretçi,
Formumuza Hala Kayıt Olmadınmı?
Formumuzdan Faydalanmak İstemezmisin?
Forumda Bilgi Paylaşımı Yapmak İstemezmisin?
Moderatorlermize Ödevlerin Hakkında Soru Sormak İstemesmisin?
Tabiki İstersin O zaman Ne Duruyorsun Hemen Kayıt Ol ve Bilgilermizden Faydalan..


BZMFRM,Oyun Arşivi,Program Arşivi,Online Oyunlar,Knight,Metin2,CS,Ödev Arşivi,Online,Slayt,İndir


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  


Paylaş | 
 

 OKTAY KAYNARCA'NIN OKUDUĞU ŞİİRLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj




Kayıt tarihi : 01/01/70
Aktiflik :
998 / 999998 / 999

Deneyim :
998 / 999998 / 999

Saygınlık :
998 / 999998 / 999

Seviye :
100 / 100100 / 100


MesajKonu: OKTAY KAYNARCA'NIN OKUDUĞU ŞİİRLER    Cuma Şub. 25, 2011 3:52 pm

AKŞAM ERKEN İNER MAHPUSHANEYE

Akşam erken iner mahpushaneye
Ejderha olsan kar etmez
Ne kavgada ustalığın
Ne de çatal yürek civan oluşun kar etmez
İnceden içine dolan alıp götüren hasrete
Akşam erken iner mahpushaneye
İner yedi kol demiri yedi kapıya
Birden ağlamaklı olur bahçe
Karşıda, duvar dibinde
Üç dal gecesefası
Üç kök hercai menekşe
Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kayısı
Başlar koymaya
Hapislik, karanlık, can sıkıntısı
Kürdün gelinini söyler matlada biri
Bense voltadayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım
Gülünç, acemi, çocuksu
Vurulsam, kaybolsam derim
Çırılçıplak bir kavgada
Erkekçe olsun isterim dostlukta, düşmanlıkta
Hiç biri olmaz hâlbuki
Geçersin birer namluya
Başlar gece devriyesi jandarmaları
Hırsla çakarım kibriti
İlk nefeste yarılanır cigaram
Bir duman alırım dolu bir duman
Kendimi öldüresiye
Biliyorum sende mi diyeceksin
Ama erken iniyor akşam mahpushaneye
Ve dışarıda delikanlı bir bahar
SEVİYORUM SENİ ÇILDIRASIYA

AHMED ARİF NAZIM

İLKE

Oğlum ilkelerin olacak
Seni satın alamayacaklar
Aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın
Paranın satın almayacağı yoktur
Herkesin fiyatı vardır gibi sözlere kanmayacaksın
Onurunla, kimliğinle, beyninle akıllı yaşayacaksın
Üreteceksin seveceksin sevileceksin
İnançlarının arkasında duracaksın
Sevgilerin karşılıksız yardımların gizli olacak
Seni attan, ottan ayıran özelliğin farkına varacaksın
Çünkü sen insansın
Ve bunu yakaladığın gün
Bembeyaz yaşayacaksın.

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü
Kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu
Kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim
Lambanın biri söndü gözümün biri söndü
Kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak şöylelemesine maviydi
Kör oldum.
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni anlatabilmek seni
İyi çocuklara kahramanlara
Seni anlatabilmek seni
Namussuza hâldan bilmez kahpe yalana
Arda arda kaç zemheri
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarıda gürül gürül akan bir dünya
Bir ben uyumadım
Kaç leylim bahar
Hasretinden prangalar eskittim
Saçlarına kan gülleri takim
Bi o yana bi bu yana
Seni bağırabilsem seni
Dipsiz kuyulara, akan yıldıza
Bir kibrit çöpüne varana
Okyanusun en ıssız dalgasına düşmüş bir kibrit çöpüne
Yitirmiş tılsımını ilk sevmeleri yitirmiş öpücükleri
Payı yok apansız inen akşamlar
Bi kadeh, bi cigara dalıp gidene
Seni anlatabilsem seni
Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini


Sayfa başına dön Aşağa gitmek




Kayıt tarihi : 01/01/70
Aktiflik :
998 / 999998 / 999

Deneyim :
998 / 999998 / 999

Saygınlık :
998 / 999998 / 999

Seviye :
100 / 100100 / 100


MesajKonu: Geri: OKTAY KAYNARCA'NIN OKUDUĞU ŞİİRLER    Cuma Şub. 25, 2011 3:53 pm

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh?a salıncaklar hamaklar
Havva anan dünkü çocuk sayılır
Anadolu?yum ben tanıyor musun?
Utanırım utanırım fukaralıktan
Ele güne karşı çıplak
Üşür fidelerim
Harmanım kesat
Kardeşliğin çalışmanın beraberliğin
Atom güllerinin katmer açtığı
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında kalmışım
Bi başıma bi başıma ve uzak
Biliyor musun?
Binlerce yıl sağılmışım
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar saldırganlar haydutlar haraç salmışlar üstüme
Ne İskender takmışım ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler gölgesiz
Selam etmişim dostuma ve dayatmışım
Görüyor musun?
Nasıl severim bir bilsen
Köroğluyu, karayılanı, meçhul askeri
Sonra Pir sultanı ve Bedrettin?i
Sonra kalem yazmaz bi nice sevda
Bi bilsen onlar beni nasıl severdi
Bi bilsen Urfa da kurşun atanı
Minareden, barikattan, Selvi dalından
Ölüme nasıl gülerdi
Bilmeni mutlak isterim
Duyuyor musun?
Şşş öyle yıkma kendini
Öyle mahsun öyle garip
Nerde olursan ol
İçerde dışarıda derste sırada yürü üstüne üstüne
Tükür yüzüne celladın, fırsatçının, fesatçının, hainin
Dayan kitap ile dayan iş ile tırnak ile diş ile umut ile sevda ile düş ile
Dayan rüsva etme beni
Gör nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu genç ellerinde
Kızlarım oğullarım var gelecekte
Her biri vazgeçilmez cihan parçası
Kaç bin yıllık hasretimin goncası
Gözlerinden, gözlerinden öperim
Bir umudum sende
Anlıyor musun?




GÜLCE
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgâr yeticek
Ha itti beni ha iticek
Uçurumun kenarındayım Hızır
Divan hazır, ferman hazır, kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner beynim bulanır
El etmez, gel etmez
Gözleri bir red, bir davet
Gülce uzak uzak dolanır
Mecaz değil, maraz değil
Gülce semavi bir afet
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bi beyaz sihir, canıma bedel bir haz
Gülce name nurdan bir zehir
Gülce Arafat?ta infaz
Bir tek bakışıyla suyum ısınır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir en hakir bin taksir
Cahil cesaretimi âlem tanır
Ateşten, kalleşten, mızrakla gürzden
Dabbetül Arzdan, Deccaldan
Yedi düvelden korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce?den
Ödüm patlıyor Gülceye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum.


BUGÜN DE ÖLEMEDİM ANNE

Yüreğimi bir kalkan bilip
Sokaklara çıktım, kahvelerde oturdum,
Çocuklarla konuştum sıkıldım, dertlendim
Sevgilimle buluştum
Bugün de ölmedim anne
Kapalıydı kapılar, perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
Bugün de ölmedim anne.
Üstüme bir silah doğruldu sandım
Rüzgâr beline dolandığında bir dalın
Korktum, güldüm, kendime kızdım
Bugün de ölmedim anne
Bana böylesi garip duygular
Bilmem niye gelir, nereye gider
Döndüm işte
Acı yüreğimden beynime sızar
Bugün de ölmedim anne.

YAŞAMAYA DAİR

Yaşamak şakaya gelmez
Büyük bir ciddiyetle yaşıcaksın
Bir sincap gibi mesela
Yani yaşamanın dışında ve ötesinde
Hiçbir şey beklemeden
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak
Yaşamayı ciddiye alıcaksın
Yani o derece öylesine ki;
Mesela kolların bağlı arkadan sırtın duvarda
Yahut kocaman gözlüklerin, bembeyaz gömleğinle
Bir laboratuarda; insanlar için ölebileceksin
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken
Hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde
Yani öylesine ciddiye alıcaksın ki yaşamayı
Yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil
Ölmekten korktuğun halde
Ölüme inanmadığın için
Yaşamak yani ağar bastığından
Diyelim ki ağar ameliyatlık hastayız
Yani beyaz masadan bir daha kalkmama ihtimalide var
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yinede gülücez anlatılan Bektaşi fıkrasına
Hava yağmurlu mu diye bakıcaz pencereden
Yahut ta yine sabırsızlıkla beklicez en son ajans haberlerini
Diyelim ki dövüşülmeye değer bir şeyler için
Diyelim ki cephedeyiz
Daha orda ilk hücumda daha o gün
Yüzükoyun kapaklanıp ta ölmekte mümkün
Tuhaf bir hınçla bilicez
Fakat yinede çıldırasıya merak edicez
Belki yıllar sürecek olan savaşın sonunu
Diyelim ki hapisteyiz
Yaşımızda elliye yakın
Daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının
Yine de dışarıyla beraber yaşıcaz
İnsanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
Yani duvarın arkasındaki dışarıyla
Yani nasıl ve nerde olursak olalım
Hiç ölünmeyecek gibi yaşanacak.

ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOK

Oğlum sıkma canını
Ölümden öte köy mü var be

AY KARANLIK

Maviye, maviye çalar gözlerin
Yangın mavisine
Rüzgârda asi, körse
Senden gayrınsa yoksam, bozuksam
Can benim, düş benim ellere nesi
Hadi gel ay karanlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
OKTAY KAYNARCA'NIN OKUDUĞU ŞİİRLER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BZMFRM,Oyun Arşivi,Program Arşivi,Online Oyunlar,Knight,Metin2,CS,Ödev Arşivi,Online,Slayt,İndir :: Genel Bilgiler :: Şairler ve Şiirleri-
Buraya geçin: